Buluşma – Mass

Bu yılın başında dünya prömiyerini yaptığı Sundance Film Festivali’nde ses getirdiğinden beri sezonun sürpriz filmlerinden biri olarak anılan Buluşma – Mass, 20. Filmekimi programı kapsamında ülkemizdeki ilk gösterimini gerçekleştirerek bizim de festival boyunca devam edeceğimiz eleştirilerimizi başlattığımız film oluyor. Bugüne dek aktörlük kariyeriyle birçok bilindik Hollywood yapımında yer alan Amerikalı yönetmen Fran Kranz ilk yazarlık […] The post Buluşma – Mass appeared first on Filmloverss.

Buluşma – Mass

Bu yılın başında dünya prömiyerini yaptığı Sundance Film Festivali’nde ses getirdiğinden beri sezonun sürpriz filmlerinden biri olarak anılan Buluşma – Mass, 20. Filmekimi programı kapsamında ülkemizdeki ilk gösterimini gerçekleştirerek bizim de festival boyunca devam edeceğimiz eleştirilerimizi başlattığımız film oluyor. Bugüne dek aktörlük kariyeriyle birçok bilindik Hollywood yapımında yer alan Amerikalı yönetmen Fran Kranz ilk yazarlık ve yönetmenlik deneyiminde gücünü oyuncu performanslarından alan bir oda dramasına imza atıyor. Özellikle bir ilk film için alışık olduğumuz gösteriş ve kalabalıktan son derece uzak, anlatmak istediğine odaklanan, olabildiğince sade ve steril yönetmenliğiyle ilgi çekmesine rağmen kağıt üstünde yer alan temel bir cümlenin ya da sahne dışında kalan bir “sözün” eksikliğini çekiyor.

Amerika’da küçük bir kasabada yer alan bir episkopal kilisenin alt katındaki küçük bir toplantı odasını mekân olarak belirleyen Buluşma, tamamı bu odada geçen bir yüzleşmeyi sahneliyor. Yüzleşmenin iki safında, artık üzerinden yıllar geçmiş büyük bir trajedide çocuklarını kaybetmiş iki ayrı ailenin ebeveynleri yer alıyor. Ancak çocuklardan birisi bu talihsiz olayın kurbanlarından biriyken diğeri tüm bu trajedinin sorumlusu ve kendi de dahil bir çok okul arkadaşının ölümüne isteyerek ve planlı bir şekilde sebebiyet veren faili. Söz konusu buluşma, bir hesap sorma, düşmanlık ya da ödeşme gibi amaçları taşımayan, aksine birlikte iyileşebilmenin bir yolunu arayarak yüz yüze buluşan iki ailenin çaresiz acısından ve içlerini dökmelerinden ibaret. Biz de hayatları boyunca atlatamayacakları böylesi büyük bir felaketin ardından ebeveynlerin tuttuğu kalıcı yası paylaşıp, o küçük odada onların acısıyla baş başa kalıyoruz.

Buluşma: İyileşebilme Olasılıkları

Açıldığı andan itibaren perdeye yansıttığı her karenin içini dolduran, soğukkanlı ve hiçbir konuda acelesi olmayan bir film Buluşma. Filmin asıl kahramanları olan dört ebeveynin sahne almasından önce tanıştığımız kilise çalışanlarının, filmin ilerleyen noktalarında karşımıza kritik bir rolle çıkmayacak olmalarına rağmen sanki öyle olacakmış gibi izlememizde başlıyor bu olgun tavır. Günün akmakta olan her saatinin olağan doğallığını yansıtmakta olabildiğince işlevsel olan bu tercih aynı zamanda filmin esas meselesi meydan almadan önce seyirciyi buna hazır hâle getirmeye de yarıyor. Filmin en akılda kalıcı sahnelerinden birisi de zaten tam bu noktada yer alıyor ve bu kez gerçek anlamda toplantının gerçekleşeceği odanın buluşmaya hazırlanışını tüm rutin ayrıntılarıyla birlikte sunulurken izliyoruz. Sonrası ise assolistlerin sahneye girişi ve hikâyenin raya oturduğu yuvarlak masayla devam ediyor.

Az oyuncu sayısı ve tek mekân kullanımıyla klasik bir oda draması yaratan Buluşma içinde barındırdığı trajedinin tam olarak hikâyesinin neresinde durduğu konusundaysa çok da kararlı davranmıyor. Filmin açılışından itibaren izlediği olgun anlatım tercihleri bir noktaya kadar asıl hikâyenin ne olduğunu saklamayı ve sakladıklarını izleyicisine yudum yudum vermeyi başarıyor. Bu süreçte önce buluşmanın taraflarının kim olduğunu, sonra buluşmanın sebebini, kahramanların neyin yasını tuttuğunu ve en sonunda da yıllar önce gerçekleşmiş bu büyük olayın tüm ayrıntılarını öğreniyoruz. Adım adım açılan öykü, filmin ritmini de her yeni adımda yükseltip doğru oranda artan bir tansiyon yaratıyor. Burada özellikle dört kahramanı canlandıran oyuncuların performansları dışında odaklanabileceğimiz hiçbir detay yok. Kağıt üstünde seviyeli katmanlanan senaryo, hem bunu yaparken hem de sonrasında yalnızca bu performansların gücüne yaslıyor kendisini. Beklenilebileceği üzere seyircisine takip için verdiği tek motivasyon olan “henüz bilmediğimiz” saklı geçmiş tüm ayrıntılarıyla ortaya çıkınca sonrasında bir çözüm noktası ya da çözümsüz yüzleşme sürecinin üzerine edebileceği bir çift laf duyma ihtiyacı doğuyor. Bunun karşılığını vermemekle birlikte içimize işleyerek iletmeyi başardığı ebeveynlerin acısına ortak olup mendil ıslattırması dışında, üzerinden yıllar geçmiş bu trajedide nerede durduğumuzu bilmediğimiz ve sanki gerçekten de sadece böyle bir oyun gücü sergilemekten başka bir amacı olmadan yazılmış gibi hissettiren, seyircisiyle vedalaşmayı bilemeyen muhafazakar bir filme dönüşüyor. Günün sonunda tevazu sahibi yönetmenliğiyle ilgi çeken Buluşma, duygusal yoğunluğu olabildiğince yüksek, elindeki en büyük numarasını filmin finalinden çok önce kaybeden ve sonrasında uygun bir duyguya tutunamadan sönen, boşalan, hafifleyen bir film.

The post Buluşma – Mass appeared first on Filmloverss.