Dijitalzede olmayın!

“Ocak 2020’de internette geçirdiğimiz ortalama zaman yedi saat 29 dakikayken, Ocak 2021 verilerine göre günde ortalama yedi saat 57 dakikayı internette, iki saat 57 dakikayı ise sosyal medyada geçiriyoruz” diyen Dijital Denge Derneği Kurucu Başkanı Tuğba Şengül Lik, dijitalzede olduğumuzu nasıl anlayacağımızı şöyle anlattı: Dijital abur cubur “Ân’ı kaydetmekten ‘an’da kalamıyoruz. Yani içinde bulunduğumuz güzel anları fotoğraflamak uğruna o anın duygusunu kurban veriyoruz. Hızlı erişebildiğimiz tüm içerikleri aynı hızla tüketiyoruz; bu bizim aklımızı ve ruhumuzu çok yoruyor ve üretmeye takatimiz kalmıyor. Ekran ışığına maruz kaldığımız geç saatlerde uyku tutmuyor, uykusuz kalıyoruz. Dijital içeriklere sürekli erişme isteğiyle akıllı telefonlarımız ve tabletlerimize bakarken boynumuza oldukça fazla yük biniyor. Adeta 22 kiloluk bir yük taşıyoruz. Bu da vücut postürümüzü bozuyor.” Lik bu konuda yapılması gereken önerileri de şöyle sıraladı: “Dijital abur cuburla beslenmeyin. 24 saat içerisinde çevrimiçi dünyada ne tükettiğinizi not alın, gereksiz gördüğünüz içerikleri ertesi gün daha az izlemeye çalışın. Derin nefes almak, gerinmek, meditasyon, spor gibi bedeninizi dinlendirecek ve direncini artıracak aktiviteleri hayatınıza dahil edin. Dengeli beslenin. Etrafınızdakilerle fiziksel iletişimin size, psikolojinize iyi geleceğini unutmayın. Sosyal mesafe kurallarını koruyarak sosyalleşin. Yavaşlayın. Ne biz dünyanın hızına yetişebilir ne de aynı anda beş şey yaparak nitelikli bir şey üretebiliriz. Yapacağınız işlere tek tek vakit harcayın. Emin olun siz yavaşladığınızda işler daha kolay yoluna girecek. Mola verin. Kendinizi strese neden olan şeylerden bir süreliğine uzaklaştırın. Bu, dinlenmenize ve yeniden enerji kazanmanıza yardımcı olacak.”

Dijitalzede olmayın!

“Ocak 2020’de internette geçirdiğimiz ortalama zaman yedi saat 29 dakikayken, Ocak 2021 verilerine göre günde ortalama yedi saat 57 dakikayı internette, iki saat 57 dakikayı ise sosyal medyada geçiriyoruz” diyen Dijital Denge Derneği Kurucu Başkanı Tuğba Şengül Lik, dijitalzede olduğumuzu nasıl anlayacağımızı şöyle anlattı:

Dijital abur cubur

“Ân’ı kaydetmekten ‘an’da kalamıyoruz. Yani içinde bulunduğumuz güzel anları fotoğraflamak uğruna o anın duygusunu kurban veriyoruz. Hızlı erişebildiğimiz tüm içerikleri aynı hızla tüketiyoruz; bu bizim aklımızı ve ruhumuzu çok yoruyor ve üretmeye takatimiz kalmıyor. Ekran ışığına maruz kaldığımız geç saatlerde uyku tutmuyor, uykusuz kalıyoruz. Dijital içeriklere sürekli erişme isteğiyle akıllı telefonlarımız ve tabletlerimize bakarken boynumuza oldukça fazla yük biniyor. Adeta 22 kiloluk bir yük taşıyoruz. Bu da vücut postürümüzü bozuyor.”

Lik bu konuda yapılması gereken önerileri de şöyle sıraladı:

“Dijital abur cuburla beslenmeyin. 24 saat içerisinde çevrimiçi dünyada ne tükettiğinizi not alın, gereksiz gördüğünüz içerikleri ertesi gün daha az izlemeye çalışın. Derin nefes almak, gerinmek, meditasyon, spor gibi bedeninizi dinlendirecek ve direncini artıracak aktiviteleri hayatınıza dahil edin. Dengeli beslenin. Etrafınızdakilerle fiziksel iletişimin size, psikolojinize iyi geleceğini unutmayın. Sosyal mesafe kurallarını koruyarak sosyalleşin. Yavaşlayın. Ne biz dünyanın hızına yetişebilir ne de aynı anda beş şey yaparak nitelikli bir şey üretebiliriz. Yapacağınız işlere tek tek vakit harcayın. Emin olun siz yavaşladığınızda işler daha kolay yoluna girecek. Mola verin. Kendinizi strese neden olan şeylerden bir süreliğine uzaklaştırın. Bu, dinlenmenize ve yeniden enerji kazanmanıza yardımcı olacak.”