Gören ilk başta gerçek cami sanıyor! Kibritten yaptı, hayran bıraktı

Sapanca ilçesinde havalandırma tertibatı işleri yapan 72 yaşındaki Yaşar Çolak, oğlunun gösterdiği cami resminin daha iyisini yapmak için kolları sıvadı. Resimde gördükleri ve hayalinde olmasını istediği parçaları taslak haline getiren Çolak, ortaya koyduğu eserini 3 yıldır devam ettiriyor. Yaklaşık 12 bin liraya mâl olan cami minberi, kürsüsü, mihrabı ve döşemeleriyle kendine hayran bırakıyor. Yüksekliği 180 santimetre, genişliği 140 santimetre olan ve ahşap ile bakırdan yapılan caminin ezansız kalmaması içinde ses sistemi kuran Çolak, makette eksik kalan yerleri tamamladıktan sonra Ayasofya Cami’nin maketini yapmayı hedefliyor. YAPTIKÇA İNSAN ZEVK ALIYOR Caminin yapım aşamasının 3 yıla girdiğini aktaran 72 yaşındaki Yaşar Çolak, “Ben 1972 senesinde 4 minareli bir cami yaptım. İzmir Fuarı’na götürdük onu, minaresinde 240 ışık vardı, onunla çok uğraştım. Ve bu 2’nci cami yapışım. Bunu da çocuklarımdan en büyük oğlum; bana internetten çektiği bazı fotoğrafları gösterdi ve yapabilir misin dedi. Maketi değil resmini gösterdi ve yapabilir misin diye sorunca ben de 100 misli daha güzelini yapabileceğimi söyledim. Ve öylece başladık yapmaya. Gittikçe güzel olmaya başladı. Çocuğumun kendisi de şaşırdı. Ben şöyle diyorum bu işi yapanlardan bir tanesi gelsin ve desin ki ben bunun benzerini yaparım, onun alnını öperim. Aynısı değil, benzerini yaparım desin mümkün değil. 3 yıla giriyor bu camiinin yapım aşaması. Yaptıkça insan zevk alıyor” dedi. AYASOFYA CAMİ'Nİ YAPMAYI DÜŞÜNÜYORUM Caminin eksiklerinden sonra Ayasofya Cami’nin maketini yapmayı hedeflediğini de belirten Çolak, “Caminin içerisinde; minberi, kürsüsü, mihrabı her yerini içinin döşemesi daha güzel olsun diye uğraşıyoruz. Ben beynimde böyle bir şey tasarladım ve bundan sonra ise Ayasofya Cami’ni yapmayı düşünüyorum. Bunun daha iyisini yapacağım ömrüm yeterse. İlk başta sacdan yapıyorum, cam yerlerini kesiyorum. Daha sonra içindeki teferruatı hallettikten sonra dışını kibrit çöpü ile döşemeye başlıyorum. Kolay kolay hiçbir şey olmaz. Yapıştırıcı ve kibrit çöplerini birinci sınıf kalitede kullanıyorum. Yüksekliği minare ile beraber 175-180 santimetreyi buluyor. Camiyi maket gibi değil de ne kadar büyük yaparsam, gerçeğine benziyor. Yoldan geçenler camiyi görünce, ‘Koskoca camiyi buraya nasıl soktun’ diye merak ediyor. Genişliği 135-140 santim. Bu camiyi yaparken ki maliyetim yaklaşık 12 bin TL’yi buldu şuanda ve herhalde 1-2 bin lira daha maliyeti olduktan sonra bitecek” diye konuştu. MAKET DEĞİL İÇİ VE DIŞI DA HAKİKİ CAMİ GİBİ Hayalindeki camiyi maket haline getiren Çolak, görenlerin şaşırdıklarını belirterek, “Camiyi görenler hayret ediyor. Dışarıdan bakıyor çok güzel olmuş diyor ve birde içini gördükten sonra ‘İçi dışından, dışı içinden güzel’ gibi yorumlar yapılıyor. Şimdi ben bu hayalimdeki caminin maketini yaptım, ama fırsatım olur ve ömrüm yeterse bunun gerçeğini de yapmayı düşünüyorum. Maket değil içi ve dışı da hakiki cami gibi zaten. Birisi gelsin desin ki bana; ‘Bunun işçiliği veya şurası güzel olmamış’ hiçbir yerinde hata bulamaz” şeklinde konuştu.

Gören ilk başta gerçek cami sanıyor! Kibritten yaptı, hayran bıraktı

Sapanca ilçesinde havalandırma tertibatı işleri yapan 72 yaşındaki Yaşar Çolak, oğlunun gösterdiği cami resminin daha iyisini yapmak için kolları sıvadı. Resimde gördükleri ve hayalinde olmasını istediği parçaları taslak haline getiren Çolak, ortaya koyduğu eserini 3 yıldır devam ettiriyor. Yaklaşık 12 bin liraya mâl olan cami minberi, kürsüsü, mihrabı ve döşemeleriyle kendine hayran bırakıyor. Yüksekliği 180 santimetre, genişliği 140 santimetre olan ve ahşap ile bakırdan yapılan caminin ezansız kalmaması içinde ses sistemi kuran Çolak, makette eksik kalan yerleri tamamladıktan sonra Ayasofya Cami’nin maketini yapmayı hedefliyor.

YAPTIKÇA İNSAN ZEVK ALIYOR

Caminin yapım aşamasının 3 yıla girdiğini aktaran 72 yaşındaki Yaşar Çolak, “Ben 1972 senesinde 4 minareli bir cami yaptım. İzmir Fuarı’na götürdük onu, minaresinde 240 ışık vardı, onunla çok uğraştım. Ve bu 2’nci cami yapışım. Bunu da çocuklarımdan en büyük oğlum; bana internetten çektiği bazı fotoğrafları gösterdi ve yapabilir misin dedi. Maketi değil resmini gösterdi ve yapabilir misin diye sorunca ben de 100 misli daha güzelini yapabileceğimi söyledim. Ve öylece başladık yapmaya. Gittikçe güzel olmaya başladı. Çocuğumun kendisi de şaşırdı. Ben şöyle diyorum bu işi yapanlardan bir tanesi gelsin ve desin ki ben bunun benzerini yaparım, onun alnını öperim. Aynısı değil, benzerini yaparım desin mümkün değil. 3 yıla giriyor bu camiinin yapım aşaması. Yaptıkça insan zevk alıyor” dedi.

AYASOFYA CAMİ'Nİ YAPMAYI DÜŞÜNÜYORUM

Caminin eksiklerinden sonra Ayasofya Cami’nin maketini yapmayı hedeflediğini de belirten Çolak, “Caminin içerisinde; minberi, kürsüsü, mihrabı her yerini içinin döşemesi daha güzel olsun diye uğraşıyoruz. Ben beynimde böyle bir şey tasarladım ve bundan sonra ise Ayasofya Cami’ni yapmayı düşünüyorum. Bunun daha iyisini yapacağım ömrüm yeterse. İlk başta sacdan yapıyorum, cam yerlerini kesiyorum. Daha sonra içindeki teferruatı hallettikten sonra dışını kibrit çöpü ile döşemeye başlıyorum. Kolay kolay hiçbir şey olmaz. Yapıştırıcı ve kibrit çöplerini birinci sınıf kalitede kullanıyorum. Yüksekliği minare ile beraber 175-180 santimetreyi buluyor. Camiyi maket gibi değil de ne kadar büyük yaparsam, gerçeğine benziyor. Yoldan geçenler camiyi görünce, ‘Koskoca camiyi buraya nasıl soktun’ diye merak ediyor. Genişliği 135-140 santim. Bu camiyi yaparken ki maliyetim yaklaşık 12 bin TL’yi buldu şuanda ve herhalde 1-2 bin lira daha maliyeti olduktan sonra bitecek” diye konuştu.

MAKET DEĞİL İÇİ VE DIŞI DA HAKİKİ CAMİ GİBİ

Hayalindeki camiyi maket haline getiren Çolak, görenlerin şaşırdıklarını belirterek, “Camiyi görenler hayret ediyor. Dışarıdan bakıyor çok güzel olmuş diyor ve birde içini gördükten sonra ‘İçi dışından, dışı içinden güzel’ gibi yorumlar yapılıyor. Şimdi ben bu hayalimdeki caminin maketini yaptım, ama fırsatım olur ve ömrüm yeterse bunun gerçeğini de yapmayı düşünüyorum. Maket değil içi ve dışı da hakiki cami gibi zaten. Birisi gelsin desin ki bana; ‘Bunun işçiliği veya şurası güzel olmamış’ hiçbir yerinde hata bulamaz” şeklinde konuştu.