Sex Education 3. Sezon Değerlendirmesi

Netflix’in sevilen dizisi Sex Education’ın izleyiciyi Moordale Lisesi’ne bir kez daha davet eden 3. sezonu, bu defa öğrencilerin birbirlerine cinsel sağlıkları konusunda verdikleri tavsiyeler yerine, karakterlerin kişisel yolculuklarına ve maceralarına odaklanıyor. Bu süreçte çok sayıda farklı karakterin dâhil olduğu hikâyede en az ilgi çekici olanları ise Maeve ve Otis oluyor. Dizinin 3. sezonunda Maeve (Emma […] The post Sex Education 3. Sezon Değerlendirmesi appeared first on Filmloverss.

Sex Education 3. Sezon Değerlendirmesi

Netflix’in sevilen dizisi Sex Education’ın izleyiciyi Moordale Lisesi’ne bir kez daha davet eden 3. sezonu, bu defa öğrencilerin birbirlerine cinsel sağlıkları konusunda verdikleri tavsiyeler yerine, karakterlerin kişisel yolculuklarına ve maceralarına odaklanıyor. Bu süreçte çok sayıda farklı karakterin dâhil olduğu hikâyede en az ilgi çekici olanları ise Maeve ve Otis oluyor.

Dizinin 3. sezonunda Maeve (Emma Mackey) ve Otis’in (Asa Butterfield) arkadaşlarına cinsel ilişkileri konusunda tavsiyeler verdikleri merdiven altı kliniğinden geriye pek bir şey kalmıyor. Moordale Lisesi, özellikle yeni okul müdürü Hope’un (Jemima Kirke) gelişinden sonra daha muhafazakâr bir imaja doğru evrilmek isteniyor ve Laurie Nunn’ın yaratıcısı olduğu hikâye, bu kez karakterlere ve onların yolculuklarına odaklanıyor. Eric (Ncuti Gatwa), Adam (Connor Swindells) ile olan ilişkisine odaklanırken Aimee (Aimee Lou Wood), ikinci sezonda yaşadığı travmanın etkisiyle mücadele ediyor. Panseksüel olduğunu keşfeden Ola (Patricia Allison), Lily (Tanya Reynolds) ile arasındaki ilişki üzerinde çalışırken Otis ve Maeve ise arkadaşlıklarının aldığı ağır darbeden sonra kendi yaşamlarına devam ediyor. Önceki sezonlarında Otis ve Maeve’in kurduğu merdiven altı cinsel danışmanlık ofisinden ve ikili arasındaki ilişkiden kuvvet bulan dizi, bu boşluğu doldurmak için yan karakterlerine ve onların hikâyelerine yöneliyor ancak ortaya her biri kıymetli anlamlar içeren bu hikâyelerden oluşan yoğun bir karmaşa çıkıyor.

Sex Education 3. Sezon: Başkalarını Memnun Etme Çabasından Uzaklaşmak

Sex Education hâlihazırda seks ve cinsel yaşam üzerine konuşmaktan çekinmeyen tavrı, bunu yaparken genç bir izleyici kitlesini hedef noktasına koymasıyla oldukça kıymetli tercihler yapan bir dizi ve özellikle bu sezonda izleyici kitlesini kendilerini oldukları gibi kabul etmeleri, benlikleriyle barışmaları ve başkaları memnun olsun diye kendilerinden taviz vermemeleri için teşvik etmesiyle öne çıkıyor. Sex Education 3. Sezon ise farklı karakterler üzerinden çok fazla önemli konuyu işleyerek önemli mesajlar vermeye çalışıyor. Eric ve Adam’ın ilişkisinde Eric, çevresindeki herkese kendilerini keşfedebilmeleri için tanıdığı alana aslında kendisinin de ihtiyaç duyduğunu anlıyor. Aynı zamanda başkaları tarafından kabul görülme kaygısıyla ailesinin bile bazen kendilerini gizlediklerini, kendileri olmaktan ödün verdiklerini görüyor ve bunun ne kadar yanlış olduğunu kavrıyor. Sezonun öne çıkan hikâyelerinden bir diğeri ise ikinci sezonda tacize uğrayan Aimee’nin bu olayın ardında bıraktığı travmayla başa çıkma mücadelesi ve bu olay sonrasında bedeniyle yeniden barışma, yaşananların kendi suçu olmadığını anlama süreci oluyor. 3. sezon boyunca başta bu iki karakter olmak üzere herkes aslında bir şekilde kendilerini oldukları gibi kabul etmenin, bu barışmadan doğan mutluluğun ve başkalarını memnun etme çabasından acilen kurtulmanın önemini anlıyor. Bu temaları merkezine alan dizi, bu anlamda oldukça kıymetli mesajlar veriyor ve izleyicisini sürekli olarak farklı karakterler üzerinden başkalarını memnun etmek için gizlenmekten ya da sınırlanmaktansa kendileriyle barışmak üzere motive ediyor. Bu sırada farklı cinsel yönelimlere sahip kişilerin hikâye içerisindeki temsiliyeti konusunda da ciddi bir artışa imza atıyor.

Ancak bu kadar fazla karakterin hikâyelerine bir sezonluk süre içerisinde yönelmek, onların mücadelelerini ele almak diziyi bir kargaşaya sürüklüyor. Otis ve Maeve git gide daha fazla geri plana alınırken karakterlerin verdikleri mücadeleler hızlıca geçiliyor. Sezona damgasını vuran iki karakter ise cinsel tacize uğradıktan sonra bedeniyle barışmaya, bu olayın kendi suçu olmadığını kavramaya çabalayan Aimee ve benliğiyle nihayet tam anlamıyla barışmayı başaran Eric oluyor. Bu karakterlerin verdikleri mücadele bile zaman zaman tüm bu kargaşa içinde geri planda kalıyor, yüzeysel şekilde işleniyor. Özellikle Otis ve Maeve’in üç sezondur işlenen bir ilişki içerisine girme olasılığının heyecanına odaklanıldığı zamanlarda hak ettiği değeri görmüyor. Otis ve Maeve dışındaki diğer karakterlerin neredeyse hepsi, hayatlarında önemli kırılma noktalarından geçiyor ve dizi bu hikâyeleri ele almaya vakit bulduğu anlarda duygusal etkisini yakalamayı başarıyor. Fakat Hope’un Moordale’i daha muhafazakâr bir hâle getirme çabasının stresi gibi diğer yan hikâyeler derinlemesine ele alınamadıkları için dizinin akışını yavaşlatmaktan başka bir şey yapmıyor. Eric’in Nijerya yolculuğu, Aimee’nin terapi hayvanı ile verdiği mücadele ve Jean’le (Gillian Anderson) ettiği anlamlı sohbetler, Lily’nin başkaları tarafından dışlanma kaygısıyla kendisinden vazgeçtiği anlar, karakterlerin yaşadıkları kaygı bozuklukları, stres gibi asıl mesaja hizmet eden önemli noktalar ise birbirleriyle yarışırken karmaşa içinde kalarak gerekli derinliğe uzaklaşıyor.

Sex Education 3. Sezon, dizinin belki de izleyici kitlesine en önemli, en kıymetli motivasyonu sağladığı, en anlamlı mesajları verdiği sezonu oluyor. Ancak, sezon boyunca Maeve ve Otis’in beraberlerliğinden kalan boşluğu doldurma kaygısıyla öne çıkarılan diğer karakterlere ait hikâyeler sürekli olarak birbiriyle yarışıyor ve derinlikten uzaklaştıran bir karmaşa yaratıyor.

 

 

 

The post Sex Education 3. Sezon Değerlendirmesi appeared first on Filmloverss.