Yalnızlık

#siir#edebiyat

Yalnızlık

                                            YALNIZLIK

Bir denizin yosun tutmuş dibi kadar karanlıkta boğulurken uzanılan veya uzatılan her elin sizi yüzeye çıkaracağını zannediyorsanız . O sadece masallarda yaşanan sonu hep güzel biten hikayelerde olur . Aslında daha gerçekçi olalım. Gerçekler hiçbir zaman dibi görmemiştir. Yalanlar ise hiçbir zaman yüzeye çıkmamıştır. Hayatta her zaman kendinizin kahramanı olmalısınız .çünkü Kimse sizi girdiğiniz bataklıktan çıkarmak için sizinle beraber batmayı göze almayacak. Kimse yangınlar içinde her zerrenizle yanarken, dönüp bir bardak suyla acınızı dindirmeye çalışmayacak . Her girdiğiniz çıkmazda yalnız olacaksınız . İşte tam da o yalnızlıkla tanıştığınızda anlayacaksınız kimsenin sizi düşünmek için yaratılmadığını. Aynanın karşısında kendine bakınca neden hep yalnız olduğunu düşünmeye başlar insan biliyor musunuz? çünkü o an gerçeklerden saklanacak hiç kimse yoktur . İşte tam da böyle anlarda kendinize el uzatmayı öğrenmelisiniz. Ne kadar güçlüsünüz fark etmelisiniz . Kimse siz düştüğünüzde kalkmanızı beklemeyecek . Hayat öyle düşürüyor ki insanı kalkmaya çalıştığınız her dakika yere daha sert vuruyor. 

insanların bazen dilleri sustuğunda gözlerine bakmalı dil ne kadar susarsa gözler o kadar çok konuşur. Kendi kendinize hiç konuştunuz mu ? ben konuştum . İçinizde hapsolmuş çocuğu görmeyi unutmuşsanız aynaların karşısında kendinizi aramak oysa ki ne kadar faydasızdır. Şimdi bırakın yalnızlıktan korkmayı da aslında kaçtığınız soruların cevaplarını vermeye başlayın. Artık boyunuzu aşan sularla boğuşmaktan yorulduysanız suya kendinizi bırakın . Bir kıyaya vuruncaya kadar denizde ne kadar yol gittiğinizi göremezsiniz . Kaçmaktan yorulmadınız mı ? ben bu soruyu sorarken bile yorulduğumu fark ediyorum. İşte insan da yorulduğunda yalnızlığı tercih ederken şu soru aklıma geliyor. Kaçmak istediğim şey korktuğum gerçeklerin sonucumu yoksa o sonuçların getireceği sorumluluk mu ? işte tüm mesele bu. İnsan aslında her zaman yalnızdır . Çünkü doğarken başladığınız yolda adım atmayı öğrendiğinizde elimizi herkes bırakır. İşte o andan itibaren ya korkmadan adım atarsınız yada tam adımınız boşa gittiğinde elinizi tutacak birini ararsınız. Peki ya siz adım mı atacaksınız ? yoksa o adımda düşmekten korkup birini mi arayacaksınız? yürümeyi öğrendiyseniz hiç kimse için ardınıza bakmayın. Koşmayı deneyin ,zirveye oynayın çünkü hiçbir zaman yanınızda biri olmadığını bilmelisiniz . İlk adımınızdan sonra hep tek başınızaydınız. Sizce bir otobüs yola çıktığında o yere ulaşmak için binen yolcular vakti geldiğinde teker teker inerse yola çıkarken bomboş olan bir otobüs ne kaybetmiş olur ki , indiklerinde . İşte bu sorunuzun cevabı olmalı belki sizde bir başlangıç yapıp sona ulaşana kadar yürümeye devam etmelisiniz. O yolun başında nasıl tek başınıza çıktıysanız. Sonun da tek başınızasınız. O yüzden dinlemek için durup beklediğiniz her yerde insanlara ebediyet veremezsiniz. Onlar kendi duraklarındaki yolculardı ve inecekleri durak geldiğinde indiler sadece bu kadar. Bundan daha fazlasını bekleyemezsiniz. Yalnızlık dediğimiz kavram vakti dolanın gitmesiyse yeni gelecek kişilerin vaktini bekleyin. Sizi önemli kılan hangi yolda kiminle nasıl yürüdüğünüz değil yol boyunca neler yaşayıp gördüğünüzdür. Bırakın yaşarken yol boyunca tek dostunuz aynadaki yansımanız olsun